Örnek Resim

Anasayfa > EMEKÇİLERDEN > Bizim için eğitim…

Bizim için eğitim…
Son Güncellenme : 26 Eki 2014 17:58

Düzenin Okulları İçin Değil, Hayatın, Halkın İçinde; Sorunları Gören, Sorunları Çözen, Güçlü, Kişilikli İnsanlar Olsun Diye Öğretiyoruz!

Gönüllü Eğitim Toplulukları (GET)’yla işe başladık. Halkın eğitimi için sadece söylemde değil, pratikte de halk okulları ve GET’lerle söylemlerimizi somutladık.

Gücümüz ve olanaklarımız çerçevesinde başladık çalışmalarımıza, şimdi de her insanımızın görevi bu eğitim sürecinin halklaşmasını sağlamaya, geniş kesimleri bu çalışmaya katmaya çalışmaktır. Direkleri, temeli attık şimdi inşaatı tamamlamak, ete kemiğe büründürmeli elle tutulur hale getirmeli, sürekliliği sağlamalıyız. Sürekliliğiyle birlikte eğitimi yaşamla birleştirmeli, üretime katmalıyız.

Bu konuda çalışmalarımıza, özellikle GET’lere başlarken karşımıza koyduğumuz örnek Lenin ve Krupskaya’nın oluşturduğu eğitim topluluklarıydı.

Bugün Gazi Mahallesi’deki GET çalışmaları bunun mütevazi karşılığı olmuştur. Eğitimde amacımız elbette burjuvazinin okulları için değil, yaşamda hayatın, halkın içinde sorunları gören, sorunları çözen insanlar yetiştirmek…

Eğitimimizin amacı elbette burjuvazinin okulları için silik kişilikler değil, güçlü soran- sorgulayan, kendini tüm yetenekleriyle ortaya koyabilen insanın yetişmesine hizmet etmektir. Yaşadığımız düzen açısından, emperyalizmin kuşatması altında elbette bunun kolay olacağını düşünmüyoruz.

Çünkü insanlar doğal olarak, doğar doğmaz bu düzen içerisinde dünyaya geliyor ve onu kuşatan koşullar düzen oluyor. Bu yüzden kendiliğinden, “doğal”, “alışılmışın dışında” birşeylerden bahsediyoruz. Biz diyalektikten, materyalizmden hatta tarihselliğinden bahsediyoruz. Kendiliğinden olanı parçalıyor, yerine iradi, programlı bir çalışmayı düzenin idealizmine karşı diyalektik materyalizmle şekillendiriyoruz. Eğitimi dört işlemi, okuma yazmaktan tutalım da yabancı dile kadar bu perspektifle ele alıyoruz.

Bu süreç halka öğretirken, halktan öğreneceğimiz, düzenin eğitimine karşı pratikte çıkan sorunlarla başa çıkacağımız, çözümler üreteceğimiz bir süreç olacak…

Güçlüyüz haklıyız, güçlüyüz bilimin ışığıyla aydınlanıyor yolumuz.. Güçlüyüz çünkü tarih, hayat bizden yana, bizi doğruluyor.

Eğitimi Nasıl Ele Alacağız?

“Beşikten mezara kadar olan öğrenme süreci”dir der sözlükler eğitimi anlatırken.
Peki düzen, halkın bilincini nasıl şekillendiriyor. Ki bilinçin kelime anlamını biliyorsunuz… Bilinç; insanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneğidir.
Düzenin halkta yaratmak istediği bilinç,
-Uysal olması, her şeye boyun eğmesidir.
– Başkaldırma, isyan gibi durumların karşısına düzenden önce gelmesidir.
– Her türlü gelenek ve kültüründen sıyrılıp, düzenin dayattığı kültüre tam anlamıyla uyum sağlamasıdır.
– Düşünme, sorgulama gibi şeylerden uzak durması, düzenin istediği kadar ve düzenin istediği şeyleri düşünen olmasıdır.

Özetle düzenin halkta yaratmak istediği bilinç, düzene zararlı olabilecek her şeyden kendiliğinden uzak durmasıdır. Düzen bu bilinci yaratmak için hayatın her alanında planlı, programlı bir saldırı örgütler. Reklamlardan dizilere, aile yaşamından insanlarla ilişkilere, iş hayatından okul yaşamına yaşamın her ayrıntısında kendi kültürünü halka dayatır. Halkı doğumundan itibaren kuşatır ve yaşamın her aşamasında ona düzen kültürünü aşılar.

Peki bizim eğitimimiz neyi amaçlamalı? Bizim için eğitim;

“Yalnız toplumsal üretimin arttırılması yöntemi olarak değil”, aynı zamanda “tüm yönlü gelişmiş insanın üretimi”nin aracı olarak da ele alacak ve yeni insanı bugünden yaratacak bir eğitimdir, Marx’ın da dediği gibi.

Bizim eğitimimiz;

1- Doğru düşünmeyi öğretmek
2- Güçlükleri yenmeyi öğretmek
3- Sorun çözmeyi öğretmek
4- Dayanıklı olmayı öğretmek
5- Savaşma ve kazanma iddasını geliştirmek içindir.

Bizim eğitimimiz; yurtseverliğin kaynağı, vatana karşı, kendi halkına karşı, kendi kültürüne ve yaşamına karşı duyulan sevgiyle şekillendirir.

Eğitimimizin kaynağında vatan, halk sevgisi vardır.

Halkına düşman olana kin duymak, açlık ve zulmün kaynağı bu düzene karşı intikam, adalet özlemi zafer bilincidir. Emperyalizme, işbirlikçilerine… bu düzene kinin olmadığı yerde uzlaşma, yozlaşma, değerlerini yitirme vardır.

Amacımız;

BİR; halkı anlamak, dinlemek ve sorunlarına ortak olmaktır. Anlamadan, dinlemeden ve dışardan hazırlanmış bir programla yapılacak hiçbir şey sonuç getirmez. Biz bu halkın çocuklarıyız, kendimizi onların dışında görmeyeceğiz.

İKİ; halka karar alma gücü ve iradesi kazandırmaktır. Halkın kendi geleceği hakkında karar alma gücünü ve iradesini açığa çıkartmalı ve bunu halka göstermeliyiz.

ÜÇ; kararları uygulama cüreti kazandırmalıyız. Korku ve kaygılarına karşı birlik olup kararlarını cüretle hayata geçirmesini sağlamalıyız.

***

MEMURA 60 TL, MİLLETVEKİLİNE 1700 TL ZAM

2015 yılının ilk 6 ayı için meclise sunulan bütçe yasa tasarısında memurlara %3’lük zam verilmesi planlanıyor. Rakamlarla, istatistiklerle kafamızı bulandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. %3 deyince gerçekler, matematik ifadelerinin arkasına saklanıyor.

Rakamları TL olarak yazacak olursak: memurun maaşı sadece 60 TL artacak. Yani 2 bin 25 TL olan memur maaşı 2 bin 85 TL olacak. Öğretmen maaşına ise 70 TL zam gelecek.

Mesai ücretine ise 9 KURUŞ zam yapıldı.

Öte yandan milletvekillerinin maaşına %9 zam yapılması planlanıyor. Yani 1700 TL zam yapılacak.

Memura 60 TL, milletvekiline 1700 TL zam yapılacak.

AKP iktidarı döneminde (2014 hariç) 124 kamu malı tekellere peşkeş çekildi. Özelleştirilen 124 kamu malından 41 milyar dolar kazandılar.

Devlete ait malları tekellere satıp para kazanıyorlar. Halktan çaldıklarını ayakkabı kutularında saklıyorlar… Milyar dolarlarla konuşuyorlar. İşçiye-memura gelince ise 60 TL zam yapıyorlar.

AKP soyguncudur! Devlet bütçesini emperyalistlerin hazırladığını biliyoruz. Halkımızın malını, emeğini, ekmeğini çalanlar bize sadaka dağıtır gibi zam yapıyorlar.

Memurlar olarak bu zamları kabul etmemeliyiz.

Türkiye’nin en zengin %10’u toplam servetin %77.7’sine sahipken; memura 60 TL zam veren iktidara karşı mücadele etmeliyiz.

Baskı yasalarıyla, “ayakların baş olmasının” önünü kapatmak isteyen AKP, her yönden saldırıyor.

Bir milletvekili yeni zamla birlikte 15 bin TL maaş alırken ülkemizde 100 kişiden 10’u işsiz…

Bu adaletsiz düzende, işçisiyle-memuruyla-köylüsüyle birlikte emperyalizme ve oligarşiye karşı haklarımıza sahip çıkmalıyız.

Tüm memurları, bu soygun düzenine karşı memur meclislerinde örgütlenmeye çağırıyoruz.

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.