Warning: file() [function.file]: Couldn't resolve host name in /home/yuruyus/public_html/yuruyus-info.org/wp-content/themes/trendwebportal/functions.php on line 217

Warning: file(http://xml.altinkaynak.com.tr/altinkaynak.xml) [function.file]: failed to open stream: operation failed in /home/yuruyus/public_html/yuruyus-info.org/wp-content/themes/trendwebportal/functions.php on line 217
Halkın Hukuk Bürosu’ndan | Yürüyüş Dergisi
Örnek Resim

Anasayfa > GÜNDEM > Halkın Hukuk Bürosu’ndan

Halkın Hukuk Bürosu’ndan
Son Güncellenme : 04 Oca 2015 8:43

İnfaz Yakmalara Dair Açıklama

2005 yılında “yargı reformu” adı altında yapılan yeni yasal düzenlemelerle Ceza İnfaz sisteminde de önemli değişiklikler yapıldı. Bu değişikliklere ruhunu veren temel yaklaşım tutuklu ve hükümlülerin, özellikle siyasi tutsakların ıslah edilmesi gereken zararlı, iyileştirilmesi gereken hastalıklı kişiler olarak kabul edilmesiydi. Bu durum kanunda “tutuklu ve hükümlülerin iyileştirilmesi” olarak ifade edilmiştir.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik tedbirlerinin infazı hakkındaki kanunun 6. ve 7. maddesi bu yaklaşımın ürünüdür.

Belirtmek gerekir ki, bu yaklaşım 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik tedbirlerinin infazı hakkındaki kanun ile ortaya çıkmış değildir. Bu yaklaşım 19-22 Aralık Katliamı’yla birlikte zaten fiili olarak uygulamaya konulmuş ancak bu yasanın yürürlüğe girmesinden önce yasal dayanağı bulunmayan bir yaklaşımdır. Yasanın yürürlüğe girmesiyle uygulama yasal dayanağa kavuşmuş, yani minareye kılıf uydurulmuştur. F tipi hapishanelerin tutsakların “ıslah” edilmesi için yapıldığı aynı kanunun 9. Maddesinde itiraf edilmiştir. Bu madde Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları ismini verdikleri F tipi hapishanelerin niteliğini ve buralara kimlerin göndereceğini belirtmiştir.

Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları

MADDE 9.- (1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları… Oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır…

(3) Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usullerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler.

(5) Toplam cezasının üçte birini bu kurumlarda geçirerek iyi hâl gösteren hükümlülerin, tutum ve kişiliklerine uygun diğer ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilebilir.

Burada “bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri” ifadesi ile kast edilenin bireysel veya dar grup tecriti olduğu açıktır. Bu madde ile F tipi hapishaneler, tutsakların ıslah edileceği, diğer hapishanelerde ıslah olmayanların da gönderileceği hapishaneler olarak tarif edilmiştir. Böylece F tipi hapishaneler tutsakların sindirildiği; sorgulamayan, koşullara teslim olan, haksızlığa boyun eğen insan tipini yaratmanın yerleri olarak inşa edilmiştir.

F tipi hapishanelerde ıslah etme/iyileştirme politikası yalnızca tecritle, yani fiziksel olarak yalnızlaştırma politikasıyla sınırlı değildir. Bunun yanında fiziki saldırı ve baskılar, yayın hakkını engelleme, mektup ve ziyaret yoluyla iletişimi engelleme ve benzeri bir dizi uygulama da bu politika çerçevesinde hayata geçmektedir. Bunlara ek olarak; “gereksiz yere slogan atma”, “gereksiz türkü ve marş söyleme” gibi zorlama gerekçelerle devrimci tutsaklara disiplin cezaları verilmekte; bu cezalar gerekçe gösterilip “iyi halli değil” denilerek iyi hal süresinin sonuna kadar serbest bırakılmamakta ya da 3 kez hücre cezası aldığı için şartlı salı verme hakları ellerinden alınarak (tutsakların deyimiyle infazları yakılarak) tecrit daha da ağırlaştırılmaktadır.

Ceza İnfaz kanununda, adli hükümlülerin aldıkları cezaların 3’te 2’sini hapishanede geçirdikten sonra serbest kalabilecekleri düzenlenmiştir. 4. yargı paketi ile yapılan yeni düzenlemeyle de adli hükümlülerin şartlı salıverme sürelerinin, yani aldıkları cezanın 3’te 2’sinin, 1 yıl eksiğini yattıktan sonra tahliye olabilecekleri düzenlenmiş, siyasi tutsakların ise aldıkları cezaların 4’te 3’ünün bitimine bir yıl kala serbest bırakılabilecekleri belirtilmiştir. Somut olarak anlatırsak, 12 yıl ceza alan bir adli hükümlü 7 yıl sonra tahliye edilirken, aynı cezayı alan siyasi tutsak ise 9 yıl sonra tahliye edilebilir. Bu düzenleme yetmezmiş gibi, siyasi tutsaklar, F Tipi hapishanelerde keyfi bir biçimde verilen disiplin cezaları ile şartlı salıverme hakkından hiç yararlandırılmamakta, cezalarının tümünü tamamlamadan serbest bırakılmamaktadırlar.

Disiplin Cezaları İle   Devrimci Tutsakların   Özgürlük Hakkı  Engelleniyor

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi disiplin cezaları somut bir değerlendirmeye dayanmamaktadır. Siyasi tutsaklar bulundukları hapishanelerde bir protesto biçimi olarak günde iki defa slogan atmaktadırlar. Bunun yanında tarihsel olayların yıldönümünde anma ya da kutlama gerçekleştirmektedirler. Böyle zamanlarda yine slogan atmakta ya da türküler söylemektedirler. Bu sloganlar düşüncelerini açıklama hürriyetleri kapsamında olduğu halde bu eylem ve faaliyetleri gerekçe gösterilerek tutsaklara disiplin cezaları verilmektedir.

Disiplin cezalarının hiçbirisi somut bir gerekçeye dayanmamaktadır. Siyasi tutsakların sloganları, türkü ve marşları tamamen keyfi biçimde “gereksiz” olarak nitelendirilmektedir. Verilen cezaların dayandırıldığı kanun maddesinde sloganların veya türkü ya da marşların neye, kime göre gereksiz olduğu, gerekli olanların hangileri olduğu ve bunu kimin belirleyeceği belirtilmemektedir. Disiplin cezaların tümü hapishane idaresinin bir tutanağına dayanılarak verilmektedir. İdare canı istediğinde tutanak tutmakta, canı istemediğinde tutanak tutmamaktadır. Yani hapishane idareleri disiplin soruşturması açma ve ceza verme konusunda tam bir keyfiyet içinde hareket etmekte, bu yetkileri ne infaz hâkimlikleri tarafından ne ağır ceza mahkemeleri tarafından etkili biçimde denetlenmemektedir.

Keyfi soruşturmalar sonucu disiplin cezası almış siyasi tutsaklar “iyi halli” sayılmamakta ve şartlı salıverme süresi gelmiş olmasına rağmen tahliye edilmemektedirler. Yani hapishane idarelerinin bu keyfiyeti tutsakların hapishanede daha çok kalmalarına, özgürlüklerinden daha fazla mahrum kalmalarına yol açmaktadır. Böylece hapishane idareleri dolaylı yoldan mahkemelerin yerine geçerek kimin ne kadar süre hapishanede kalacağını dahi belirleyebilmektedir.

Keyfi Disiplin Cezaları     Nedeniyle Serbest  Bırakılmayan  Müvekkillerimiz Derhal Serbest Bırakılmalıdır!

Keyfi disiplin cezalarına dayanarak ”iyi halli değil” diye serbest bırakılmayan ya da 3 kez hücre cezası aldığı gerekçesiyle infazı yakılan müvekkillerimizin derhal serbest bırakılması gerekmektedir. Disiplin cezalarının hiç birisi hukuki değildir, keyfi ve ıslah etme amaçlıdır. Tekirdağ 2 No’lu F tipi Hapishanesi’nde bulunan müvekkillerimiz, Gebze M Tipi Kadın Kapalı Hapishanesi’nde bulunan müvekkillerimiz ve daha pek çok hapishanede tecrit altında tutulan müvekkillerimiz bu keyfilik yüzünden çok daha fazla mağdur edilmektedirler. Bu uygulamaya, bu apaçık keyfiliğe, bu adaletsizliğe derhal son verilmelidir.

DEVRİMCİ TUTSAKLAR  ONURUMUZDUR!

KEYFİ SORUŞTURMALARA, CEZALARA, İNFAZ YAKMALARA SON VERİLSİN!


Baskılar Bizi Yıldıramaz!  Urfa’da Stant Açan  Halk Cepheliler Gözaltına Alındı!

Urfa Halk Cephesi 28 Aralık’ta yaptığı açıklama ile aynı gün iki Halk Cephelinin gözaltına alındığını duyurdu. Urfa Merkez’de Yürüyüş masası açıp Berkin Elvan’ın katillerinin cezalandırılması için imza toplamaya başlayan Halk Cepheliler AKP’nin katil polisi tarafından yaka paça, yerlerde sürüklenerek gözaltına alındı. Gözaltında bulunan Ferhat Tuncer 17 yaşında olduğundan dolayı çocuk şubede olduğu bildirildi.

 

Okmeydanı’nda Sinevizyon Gösterimi Yapıldı

Dev-Genç’liler 22 Aralık’ta İstanbul-Okmeydanı Sibel Yalçın Parkı’nda İTO ve Halil Rıfat Paşa Öğrenci Meclislerinin Dev-Genç kurultayına çağrı ortak hazırladığı Dev-Genç 45.yıl sinevizyon filminin gösterimini yaptılar. Program başlamadan önce Grup Yorum şarkıları ve halk türküleri söyleyen Dev-Genç’liler sinevizyon gösteriminden sonra katılanlara Dev-Genç’in tarihini anlattılar. Yaklaşık 35 kişinin katıldığı program Dev-Genç kurultayına çağrılar yapıldıktan sonra bitirildi.

 

Kötü Günde de Halkımızın  Yanındayız!

Halk Cepheliler, İstanbul Karayolları’nda her hafta düzenli olarak dergi götürdükleri aileden bir kişinin ameliyat olduğunu öğrenince 24 Aralık’ta ziyaretlerine gittiler. Ev sahibi: “Çocuklar bu Cephe’nin içinde hiç kirli insanlar olmaz mı? Ben henüz sol içerisinde dahil Cephe kadar temiz, onurlu, saygılı, adet, örf bilen insanlar görmedim. Ne mutlu size. Hoşçakalın, kendinize dikkat edin” diyerek Halk Cepheliler’i uğurladı.

 

Binlerce Hasat Ferit Yaratmak İçin…

Hasan Ferit Gedik Uyuşturucu İle Savaş ve Kurtuluş Merkezi’nde yapılan 28 Şubat programı hazırlığı çerçevesinde Gazi son duraktaki esnaflar tek tek gezilerek etkinliğe davet edildi. 23 ve 24 Aralık’ta Gazi Mahallesi’nde bulunan 30’a yakın kahve ve kafede konuşmalar yapılarak programın duyurusu yapıldı. 25 Aralık’ta toplamda 13 aile ziyaret edilerek davet edildi. Mahallenin çeşitli yerlerine 35 adet ozalit asıldı. Gazi Mahallesi Dörtyol Durağı’nda masa açılarak 250 adet el ilanı dağıtıldı, 1Yürüyüş Dergisi ve 1 de F Tipi Film DVD’si halka ulaştırıldı.

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.