Örnek Resim

Anasayfa > KÜLTÜR - SANAT > Kulağımıza küpe olsun

Kulağımıza küpe olsun
Son Güncellenme : 11 Oca 2015 16:58

Atasözü

Güçsüz bir yavruyu küçümseme; çünkü bir gün bir kaplan olabilir.

Moğol atasözü

-Bugün zararsız diye düşündüğümüz kişiler veya onların eylemleri önlem alınmazsa yarın bize daha çok zarar verir hale gelebilir.

 

Özlü Söz

Hakikat bize insanları varlıklarına, dinlerine, dillerine göre ayırmamızı değil, birleştirmemizi buyurur.

Şeyh Bedreddin

 

Şiir

KAR

Çin Yuan Çun ezgisiyle
Şubat 1936 İşte kuzey ülkesi:
Yüz fersah kenetlenmiş buz altındadır
Tipidir savuran karları bin fersah
Ve bembeyaz bir sonsuzluk
Her yanı Çin Seddi’nin
Susmuş nazlı kıvrımları sarı ırmağın
Gümüş yılanlar gibi dans eder dağlar
Balmumum filler gibi tepeler
Yarışır göklerle yücelikte.
Şu cânım günde toprak
Ak giysili, kızıl süslü
Şimdi daha büyülü.
Bu güzelim topraklar
Nice kahramanı dize getirdi.
Heyhat! Çin Şi-huang ve Han Vu-ti
İncelik nedir bilmezlerdi.
Tang Tay-zung ve Sung Tay-zu
Biraz dar görüşlüydüler
Ve Cengiz Han
Göklerin mağrur çocuğu
Yalnızca kartallara ok atmayı bilirdi.
Hepsi geçti gitti!
Gerçek büyük adamları
Yalnız bu çağda ara.
 

Fıkra

Politikacı Olacak

Bir gün, bir karı koca, 18 yaşındaki oğullarını bir testten geçirmeye karar verirler. Bir masanın üstüne bir miktar para, bir dini kitap ve bir şişe şarap koyarlar. Çocuk din kitabını seçerse din adamı, parayı seçerse işadamı, şarabı seçerse de işe yaramaz tembel biri olacaktır bu testin sonunda. Gizli bir yere saklanıp olacakları merakla beklemeye başlarlar. Bir süre sonra oğlan gelir. Parayı cebine koyar. Din kitabını görüp sayfalarını karıştırır ve onu da alır. Sonra şarabı görüp hepsini içer. Babası eşine dönüp der ki;

“Hanım bizim çocuğun durumu sandığımızdan da beter çıktı, galiba politikacı olacak!”

 

Kıssadan Hisse

Mermer Yontucusu

Bir zamanlar dağda, kızgın güneşin altında, mermer taşlarını yontmaktan bezmiş bir mermer yontucusu varmış.

“Bu hayattan bıktım artık. Yontmak! Devamlı mermer yontmak… öldüm artık! Üstelik bir de bu güneş, hep bu yakıcı güneş! Ah! Onun yerinde olmayı ne kadar çok isterdim, orada yükseklerde her şeye hakim olacaktım, ışınlarımla etrafı aydınlatacaktım.” diye söylenir durur.

Bir mucize ile yontucu o an güneş olur. Fakat tam ışınlarını etrafa yaymaya hazırlandığı sırada ışınlarının bulutlar tarafından engellendiğini fark eder.

“Basit bulutlar benim ışınlarımı kesecek kadar kuvvetli olduklarına göre benim güneş olmam neye yarar?” diye isyan eder.

“Madem ki bulutlar güneşten daha kudretli bulut olmayı tercih ederim.”

O zaman hemen bulut olur. Dünyanın üzerinde uçuşmaya başlar, oradan oraya koşuşur, yağmur yağdırır fakat birdenbire rüzgar çıkar ve bulutları dağıtır.

“Ah, rüzgar geldi ve beni dağıttı, demek ki en kuvvetlisi o öyleyse ben rüzgar olmak istiyorum.” diye karar verir.

Ve dünyanın üzerinde eser durur, fırtınalar estirir, tayfunlar meydana getirir. Fakat birdenbire önünde kocaman bir duvarın ona mani olduğunu görür. Çok yüksek ve çok sağlam bir duvar. Bu bir dağdır.

“Basit bir dağ beni durdurmaya yettiğine göre benim rüzgar olmam neye yarar?” der.

O zaman dağ olur. Ve o anda bir şeyin O’na durmadan vurduğunu hisseder. Kendinden daha güçlü olan şeyin, O’nu içinden oyan şeyin ne olduğuna bakar… Bu küçük bir mermer yontucusudur.

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.