Örnek Resim

Anasayfa > EMEKÇİLERDEN > Sağlık emekçilerine çağrımız

Sağlık emekçilerine çağrımız
Son Güncellenme : 04 Oca 2015 8:02

Sağlık Emekçileri;

Sizi HALKIN SAĞLIKÇILARI Olmaya Çağırıyoruz

BİZLER;

HASTANELERDE, POLİKLİNİKLERDE, AİLE SAĞLIĞI MERKEZLERİNDE, ECZANELERDE ÇALIŞAN EMEKÇİLERİZ!

DOKTOR, HEMŞİRE, VETERİNER, ECZACI VE DİĞER SAĞLIK İŞ KOLLARINDA ÇALIŞAN MEMURLARIZ! İŞÇİLERİZ!

BİZLER,

HANGİ İNANÇTAN, DÜŞÜNCEDEN MİLLİYETTEN OLDUĞUMUZA BAKILMAKSIZIN, İKTİDARLARIN AÇ, YOKSUL BIRAKTIĞI VE HALA KAPIKULU OLARAK GÖRÜLEN VE SAYILARI 7OO BİNİ AŞAN SAĞLIK EMEKÇİLERİYİZ!

MESLEĞİMİZİ DİN, DİL, IRK AYRIMI YAPMADAN SÜRDÜRÜYORUZ.

EMEĞİMİZLE, ALINTERİMİZLE ÇALIŞIYOR VE ÜRETİYORUZ!

MESLEKİ BİLGİMİZİ HALKTAN YANA, HALK İÇİN KULLANIYORUZ!

HALK İÇİN PARASIZ SAĞLIĞI SAVUNUYORUZ, BUNUN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ!

MESLEĞİMİZİ HALKIN ÇIKARINA, HALKIN İHTİYAÇLARINA UYGUN OLARAK KULLANMAK İSTİYORUZ!

DOKTOR, HEMŞİRE, VETERİNER, TEKNİSYEN, DİS HEKİMİ, ECZACI YAHUT HERHANGİ BİR KAMU EMEKÇİSİ OLARAK MESLEK ONURUMUZUN KORUNMASINI İSTİYORUZ!

EMEĞİMİZLE VARIZ, AMA EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI ALAMIYORUZ. SORUNLARIMIZ VAR, AMA ÇÖZÜLMÜYOR!

Sorunlarımız Nelerdir?

1- Yüzbinlerce sağlık emekçisi olarak aldığımız maaş açlık sınırı altında yer alıyor. Çeşitli kesenekler, vergiler vb. ile maaşlarımızın önemli bir kısmı eriyor, maaş zamları enflasyon değerleri ve hayat pahalılığı karşısında sıfırlanıyor.

2- Performansa dayalı ek ücretlendirme sistemi nedeniyle biraz daha fazla ücret alabilmek için birbirimizle yarıştırılıyoruz. Performans sistemi nedeniyle yaşanan sorunlarda birbirimize düşürülüyoruz.

3- Günde 100 hastaya bakmak istemeyen doktorlar tembel ilan ediliyor. Bu durum doktorlar üzerinde psikolojik bir baskı aracına dö-nüştürülüyor.

4- Günlük poliklinik randevu sayıları çok yüksek olduğundan mesleğimizi gerektiği gibi yapamıyoruz. Dar zamanda çok fazla hastaya bakma zorunda bırakılıyor, yeterli bir muayene yapamıyoruz.

5-Personel azlığı nedeniyle 36 saate varan kesintisiz nöbet tutuyoruz. Psikolojik baskıya, yıldırmaya yönelik fazladan iş yüklemesine maruz kalıyoruz. Angaryaya tabi tutuluyoruz.

6- Yoğun çalışma koşulları nedeniyle doktor arkadaşlarımızın ders çalışmaya ne enerjileri ne de vakitleri kalıyor.

7- Usta çırak ilişkisi olarak tanımlanan tıp eğitimi yozlaştırılıyor. Pek çok bölümde (özellikle cerrahi bölümlerde) kıdemli asistan kıdemsize, uzman hekim asistana, üniversite hocası uzman ve asistanlara karşı baskı kuruyor, kötü muamelelere maruz kalıyoruz.

8- Hemşire arkadaşlarımız saatlerce ayakta tedavi uygulamanın bir sonucu olarak birçok sağlık sorunu yaşıyorlar.

9- Ağır çalışma koşullarının yarattığı yorgunluk, dikkatsizliği ve malpraktis (yanlış tedavi) vakalarını yaratıyor. Bu sonuçlar doktorların ve hemşerilerin sorumsuzluğuna bağlanıyor. Bu nedenle hastaların ve hasta yakınlarının şiddetine maruz kalıyoruz.

10- Sağlık emekçilerine yönelen şiddet için önlem alınmıyor, sorunlar için çözüm üretilmiyor.

11- Hemşirelikte branş-laşmaya dayanan bir formasyon sağlanmıyor. Teorik ve pratik eğitimin yetersizliğinden çok fazla malpraktis ortaya çıkıyor.

12-Tedavi edici sağlık hizmetleri, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen kadronun yarısından bile az sayıda hemşire ile yürütülüyor. Tedavi edici sağlık hizmetlerinde ihtiyacın çok altında hemşire çalıştırılıyor. Bu ağır koşullar bakım kalitesini olumsuz yönde etkiliyor, hemşirelik mesleği sadece hekim istemlerini uygulayan bir meslek olarak algılanmasına neden oluyor.

13- Ağır çalışma koşulları nedeniyle tehlikeli ve ölümcül birçok hastalığa maruz kalabiliyoruz. Bel ve boyun fıtığı hastalığının yanı sıra akciğer tüberkülozu, hepatit B ve C, AIDS gibi mesleki hastalıklara karşı da savunmasızız. Bununla birlikte uyku bozukluğu, stres ve aşırı yorgunluk gibi sıradanlaşmış sorunlar nedeniyle psikolojik rahatsızlıklar da yaşıyoruz.

14- İş güvencemiz de artık elimizden alınıyor. Güvencesiz, sözleşmeli, taşeron, esnek ve kuralsız bir çalışma dayatılıyor.

15- Sağlık alanında güvencesiz çalışanların sayısı hızla artıyor, güvencesiz çalışan arkadaşlarımız köle gibi çalıştırılıyor, haksızlıklara boyun eğmeyenlerin sözleşmeleri hemen feshediliyor.

16- Örgütlenmenin önüne geçmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Sürgünlerle, cezalarla, baskılarla ve tutuklamalarla, haklarımız için mücadele etmemizi, örgütlenmemizi engellemeye çalışıyorlar.

17- Anne olan kadın emekçiler için kreş sorunu da ciddi bir sorundur. Çoğu iş yerinde kreş yoktur. Annelikle çalışmak arasında adeta bir tercih yapmaya zorlanıyoruz.

  1. Daha fazla performans yapmak adına asistan hekimler olarak, eğitim saatlerimiz öğle aralarıyla sınırlanıyor.
  2. Polikliniklerde bir hastaya ortalama 4 dakika ayırmak zorunda bırakılarak, bu sistemin sorumlularıymış gibi hastalarla karşı karşıya getiriliyoruz.
  3. Yeterli sayıda asistan hekim kadrosu açılmadığından, olması gerekenden çok hastamız olduğu için servislerde yatmakta olan hastalarımıza yeterli vakit ayıramıyoruz.
  4. Muayene katılım payı ücretleri eczanelerde hastaların karşısına çıkarılıyor. Bu yüzden eczacılar olarak hastalarla karşı karşıya getiriliyoruz.
  5. Sağlık alanında çalışan taşeron emekçiler olarak angarya işlere tabi tutuluyoruz. Sürekli olarak, sözleşme yenilenmemesi korkusuyla yaşıyor, işten atılmakla tehdit ediliyoruz.

 

Bunlar Sorunlarımızın Sadece Birkaçı!

Peki Ne Yapacağız?   Çaresiz Değiliz!

Sorunlarımız Ortak, O Zaman Çözümü de   Ortak!

Nasıl mı? Aslında, çok kolay. Hepimiz ne istiyoruz önce bunu saptayacağız. Nasıl mı? Bir araya gelerek. Yaşadığımız ortak sorunları ve bunun nedenlerini bularak ve beraber çözüm yolları üreterek yapacağız.

Bizler emeği ile geçinen emekçileriz. Neden emeğimizin karşılığını biz belirlemeyelim. Bizim performansımızı kim nasıl ve hangi kritere göre ölçecek? Alın terimizin karşılığını almak istemeyen çıkar mı aramızda? ÇIKMAZ!

Biz de emeğimizin karşılığını almak İSTİYORUZ!

İş güvencesi İSTİYORUZ!

Hizmet süremiz dolunca ve emekli olunca kendimizi güvencede hissedecek bir maaşla emekli olmak İSTİYORUZ!

Fiziki, ruhsal, düşünsel ve mesleki olarak kendimizi geliştirmeye imkan tanıyacak eğitimin, zamanın ve desteğin sağlanmasını İSTİYORUZ!

Çocuklarımız için işyerlerimizde kreş olmasını İSTİYORUZ!

Emekçileri bölen uygulamalara karşı eşit işe eşit ücret İSTİYORUZ!

Performansa dayalı ve esnek çalışma yöntemiyle iş arkadaşlarımız arasında rekabeti besleyen uygulamalara karşı, dayanışmacı ve paylaşımcı çalışma koşulları İSTİYORUZ!

Angarya çalışma değil, mesleğin gereğine uygun çerçevede çalışmak İSTİYORUZ!

Bizi mesleğimizi yapmaktan uzaklaştıran ve halkla karşı karşıya getiren uygulamalara karşı, mesleğimizi hakkıyla ve gereğine uygun yapmak İSTİYORUZ!

İSTEKLERİMİZ TALEPLERİMİZ ORTAK!

SORUNLARIMIZIN ÇÖZÜMÜNÜN DE ORTAK OLDUĞUNA İNANIYORUZ!

BİRLİKTE OLURSAK BİRLİKTE HAREKET EDERSEK HAKLARIMIZI ALIRIZ.

Yani İSTİYORUZ ALACAĞIZ diyeceğiz yüksek sesle. Ama tek başımıza değil. Aynı sorunu yaşayan, işyerlerinde beraber çalıştığımız, farkında olmasak da sınıf kardeşi olduğumuz arkadaşlarımızla bir araya gelerek. İşyerlerimizde örgütlenmeye başlayacağız. Hangi sendikaya üye olursak olalım veya hiçbir sendikaya üye olmasak da, birlikte aynı çatı altında örgütleneceğiz.

Bizi sömürenlerin bizi aç, yoksul ve işsiz bırakmak için bize rağmen bizim adımıza karar aldıkları meclisleri var. Biz de onbinlerce sağlık emekçisi olarak iş yerlerimizden başlayarak kendi meclislerimizi kuracağız. Buralarda küçük küçük sorunlarımızı konuşarak ve çözmek için mücadele ederek başlayacağız.

Ve hakkımız olanı korumak için direneceğiz, mücadele edeceğiz. Öyle günübirlik, canı sıkılınca veya saldırı gerçekleştikten sonra protesto etmek için değil. Bizim olanı almak için mücadele edeceğiz. Kararlı, ısrarlı ve meşruluğumuza inanarak direneceğiz.

Çünkü biz emekçiyiz haklıyız ve hakkımızı istiyoruz.

VERMEYECEKLER…

ALACAĞIZ!

SAĞLIKÇIYIZ,  HAKLIYIZ, KAZANACAĞIZ!

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.