Örnek Resim

Anasayfa > GENÇLİK > 14 Temmuz’da Çağlayan Adliyesinde Olalım

14 Temmuz’da Çağlayan Adliyesinde Olalım
Son Güncellenme : 05 Tem 2015 13:26

TUTSAK LİSELİ DEV-GENÇ’LİLERE SAHİP ÇIKMAK;                                                                     GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR! BERKİN İÇİN ADALET İSTEMEKTİR!

14 TEMMUZ’DA TUTSAK LİSELİ DEV-GENÇ’Lİ EZGİ, HAZAL VE BÜNYAMİN İÇİN ÇAĞLAYAN ADLİYESİ’NDE OLALIM!

Şimdi okullar kapalı… Teknik olarak baktığımız da güya “tatildeyiz”. Yok, bize tatil yok… ne düzen bize tatil veriyor, ne de bu kadar baskı ve zulmün içinde, bu kadar açlık ve yoksulluğun içinde biz böyle bir lükse sahibiz.

Hep söyledik tekrar söyleyelim. Evet yaşımız küçük ama yüreğimiz çok büyük. Bu ülke kadar, bu tarih kadar büyük… Evet bilmiyoruz, deneyimimiz yok, farkında değiliz birçok şeyin. Henüz belki bilinçli hareket etmiyoruz.

Bilinç neydi; kendini ve çevreni tanıyabilmek… Neyi ne kadar biliyoruz?

Evet dostu-düşmanımızı biliyoruz. Şu an için bilincimiz bu kadar ama kavganın içinde büyüyecek.

Nasıl büyeyecek? Büyütmek için ne yapacağız?

Temel başlıklar olarak çıkartırsak:

– Liseli Dev-Genç okulumuza mutlaka katılmalıyız. Bizim katılmamız da yetmez her okul çalışmasına başka liseli arkadaşlarımızı da katmayı bir zorunluluk olarak görmeliyiz.

– Liseli Dev-Genç’liler olarak okul iki haftada bir olan okul çalışmalarını kendi mahallelerimize de taşımalıyız. Biz liseliyiz. Bizi bizden iyi kimse tanıyamaz… Evet biz mahallemizden çıkabiliyoruz ama liseliler mahalleden çıkamazlar, öyle çık deyince… Mahalleye bu yüzden çalışmaları taşımalıyız.

Liseli Dev-Genç okullarını herkes kendi mahallesine taşımalı…

– Bize inanmalılar liseliler ama önce bizim inanmamız, ikna olmamız gerekiyor. O zaman inanç ne demektir?

İnanç; bilgi ve gerçekle oluşan duygu yoğunludur.

Yani bilgi yetmez. Eğitim çalışmaları bunun bir ayağı… Diğer ayağı ise bu öğrendiklerimizi pratikle buluşturmaktır.

Şimdi bakalım örneğin son süreçteki programlarımıza…

– Liseli Dev-Genç Okulu’na ilişkin nasıl bir çalışma yaptık?

– Sezer ve Direnç’in 30 Haziran’da mahkemesi vardı geçti bunun için neyi ne kadar yaptık?

Önümüzde 14 Temmuz’da Ezgi, Hazal ve Bünyamin’in mahkemeleri var Çağlayan Adliyesi’nde…

Onları mahkemede yalnız bırakmamak için, düşmana onların yalnız olmadığını göstermek için, tutsaklıklarla bizi yıldıramayacaklarını mahkemede bulunarak göstermek için ne yaptık, ne yapıyoruz? Bunlar sadece bir kaç örnek… Öğrendiklerimizi pratikle, yani gerçekle birleştirmeliyiz. Birleştirmezsek bu duygu yoğunluğunu ortaya çıkartamayız…

Bunlar için ne yapacağız peki;

– Komiteleri oluşturmalıyız… Yani kolektif çalışmanın yaşamdaki karşılığı olan komiteleri işletmeliyiz.

– Toplantılarımızı mutlaka her hafta düzenli yapmalıyız. 5 dakika da olsa bir araya gelmeliyiz. Ne yaptık, ne yapmadık değerlendirmeli, buna göre çözümler yani politika üretmeliyiz. Burjuvaziye bakın nasıl sürekli bakanlarını topluyor, MGK’yı topluyor, TÜSİAD düzenli toplanıyor… Ne için halk düşmanı politikalarında istikrarı böyle sağlıyorlar, sorunlarını böyle çözüyorlar… Tabii onların çözümü bizim karnımızın aç, sırtımızın açık olması anlamına geliyor…

– Eğitim çalışması her hafta yapmalıyız. Hiçbir şey yapamıyorsanız bile dergimizde;

– Temel gündeme ilişkin 4. sayfadan başlayan yazılarımızı okumalısınız.

– 10 Soruda yazıları, onlar yoksa, Devrimci Okul yazılarını mutlaka okumalısınız…

– Öğretmenimiz yine tabii okunmadan geçilmemeli…

– Her şey dışında liseliler gençliğe ilişkin tüm yazıları okumalısınız.. Tabii okuduğunuz her yazı sonrasında değerlendirme yapabilmelisiniz… Sadece okuyup geçmemelisiniz. Bu hafta bunları yazalım… En temellerden başlayalım.. Haftaya da daha neler yapabiliriz, neyi nasıl yapabiliriz… Bunları tartışalım, konuşalım. Bu arada tekrar hatırlatma yapalım…

14 TEMMUZ’DA EZGİ, HAZAL VE BÜNYAMİN İÇİN ÇAĞLAYAN ADLİYESİ’NDE OLMALI.

Sadece kendiniz değil tabii, herkes getirebildiği kadar insan getirmeli. Hedefimiz olmalı. Herkes en az yanında örneğin iki kişi daha getirsin olmaz mı?

Yoksa çok az mı söyledik liseliler için?

Elbetteki liseliler için az olabilir… liseliler 5 de getirebilir ama şimdilik biz yine de 2’den başlayalım.

Her liseli hedef koysun, çok az kaldı mahkemeye. Berkin’in hesabı için, katilleri için mahkemeye gitmeliyiz. Çünkü Ezgi, Hazal ve Bünyamin. Berkin için adalet istediği için, katilleri istediği için tutsak şimdi. Hedeflerimizi koyalım… Programımızı belirleyelim ve ısrarlı birbirimizi denetleyerek programlarımızı hayata geçirelim. Kaç bildiri dağıttık, kaç ozalit astık, kaç kişiyle konuştuk. Mutlaka bu somutlukta programlarımızı ele alalım.

Arkadaşlık Nazım Hikmet’in dizelerinde söylediği gibidir;

“Gözümüzün dilinden

Elimizin sırrını bilirsin

Namuslu bir kitap gibi güler

Alnımızın terini silensin.”

Düzen liselilere gerçek arkadaşlığı, dostluğu unutturmuş, yerine çıkarcılığı koymuştur. Biz onlara gerçek arkadaşlığı göstermeli, yaşatmalıyız.

BUNUN ANLAMI BUGÜN TUTSAK OLAN LİSELİ DEV-GENÇ’LİLERE SAHİP ÇIKMAK, SIRA ARKADAŞLARIMIZI ZULMÜN ELİNDE BIRAKMAMAKTIR!

 

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.