Örnek Resim

Anasayfa > GÜNDEM > Öğretmenimiz

Öğretmenimiz
Son Güncellenme : 28 Ağu 2016 14:50

Ülkemizde Demokrasicilik Oyunu Faşizmin Sonucudur

Demokrasi denilen ve burjuvazinin halklara karşı kullandığı sihirli sözcük, kapitalist ülkelerde esas yanıyla burjuva egemenliğini gizlemeyi, toplumun geniş bir kesimini burjuva demokrasisinin biçimsel kurumlarıyla oyalanmasını amaçlarken, bizim gibi ülkelerde ise süreklilik taşıyan faşizmi örtmeyi, iktidarların temel öğesi olan siyasi zoru perdelemeyi amaçlamaktadır.  CIA laboratuvarlarında hazırlanıp ülkemize de ihraç edilen yeni sömürgecilik ilişkileri içinde, işbirlikçi karakteriyle birlikte tekelleşen burjuvazi eliyle yürütülen bu oyun, 1950’lerden günümüze değin, dönemin özelliklerine göre sürekli tekrarlanıp durdu. Katliamlar “demokrasi” adına düzenlendi, işkence tezgahları, darağaçları “demokrasi” adına kuruldu ve işletildi. Cuntalar da “demokrasi” adınaydı. 12 Mart ve 12 Eylül de bu kuralı bozmadı…

Demokrasicilik oyunu aynı zamanda düzenin zaaflı bir yanıdır. Bu zaaf çelişkili bir biçimde oligarşinin manevra yapabilme becerisini gösterir. Bir anlamıyla bir “güçlülüğü” ifade etse de, esas olan düzenin altının oyuk olmasıdır. Demokrasicilik oyunuyla beslenemeyen baskı ve zorbalığın, uzun vadede ters tepeceği yaşananlarla açıkça bellidir. Gerek nesnel koşullar, gerekse de mücadelenin güç ve etkisi, iktidarları ister istemez bu oyuna itmektedir. Düzenin sürekli kriz içinde olduğu, düzenin temsilcilerinin de kabul ettiği bir gerçektir. Bu nedenle kitlelerin demokratik örgütlenmelerine, haklarını mücadele ile almalarına tahammülü olmadığı gibi, manevra ihtiyacı olduğu bir zemin üzerinde açıkça terör politikası uygulanamaz. Terör ancak çeşitli demokrasi, insan hakları aldatmacalarıyla birlikte, sürekliliğine zarar gelmeden kendini gösterir. Bu durumda, reformist görünen yanıyla, faşizmin asli öğesi olan baskı politikası iç içe geçer ve birlikte yürütülür. Bugün politikayı kitlelerin kafasına taşıyabilmek, onları mücadele içerisinde eğiterek dönüştürmek ve bu bilinçle iktidara kafa tutar hale getirerek savaştırabilmek; bu koşulların dikkate alınarak, yine bu koşullara uygun örgütlenmelerin yaratılmasından geçiyor. Bunlar yapılamadığında  kitlelerin, yeni demokratik mevzilerin kazanılması, kitlelerin kendisini ifade edebilecek şekilde hareketlendirilerek, politikada ağırlıklarını hissettirecekleri noktaya getirilmesi mümkün değildir. Bu bazı dönemlerde kendiliğinden olabilse de, bu hareketlilik ülkemiz koşullarına uygun örgütlülük biçimleri içinde değerlendirilemediği sürece, bir saman alevi gibi bir anda parlayıp bir anda sönmeye mahkumdur.

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.