Warning: file() [function.file]: Couldn't resolve host name in /home/yuruyus/public_html/yuruyus-info.org/wp-content/themes/trendwebportal/functions.php on line 217

Warning: file(http://xml.altinkaynak.com.tr/altinkaynak.xml) [function.file]: failed to open stream: operation failed in /home/yuruyus/public_html/yuruyus-info.org/wp-content/themes/trendwebportal/functions.php on line 217
Savaş ve Biz | Yürüyüş Dergisi
Örnek Resim

Anasayfa > GÜNDEM > Savaş ve Biz

Savaş ve Biz
Son Güncellenme : 28 Ağu 2016 11:39

“Devrimci mücadele ve savaşta belirleyici olan kadrolar ve siyasi çizgidir. Tayin edici güç halk kitleleridir”

SAVAŞÇININ GÜCÜ SİLAHTA DEĞİL, YÜREĞİNDEDİR!

Savaşıyoruz. Halk çocuklarını katledenlerden, işkencecilerden hesap soruyoruz. Hırsızlardan, kanımız ve emeğimizle sefahat içinde yaşayanlardan hesap soruyoruz. Vuruyor, ölüyor; halkımıza düşmanını gösteriyoruz.

Pusulara giriyoruz, çıkıyoruz. Barikatlar kuruyoruz. Elde silah çatışıyoruz. Kuşanıp umudu dağlara çıkıyoruz… Savaş sürüyor, büyüyor. Savaş koşulları içinde yaşanabilecek olumsuzluklar bizim için de geçerli… Silahımız tutukluk yaptı, bombamız patlamadı, mermimiz bitti… Ne yapacağız?

Elbetteki bunları ortadan kaldırmak, yaşamamak için özenli ve kurallı olmalıyız… Silahımız bizi hedefe götüren aracımızdır çünkü. Olmazsa olmazdır. Ama yine de savaş gerçeği dediğimiz yalın durumun bir parçasıdır bu olumsuzluklar… Karşımıza çıktığında ne yapmalıyız… Önemli olan “silah nedir”, “hedefimiz nedir” sorularına net, sade, statükolara ve koşullara teslim olmadan cevap vermektir. O zaman ne yapacağımızı da anında bulur, yaparız. Çaresizlik, çözümsüzlük yanımıza bile yaklaşamaz.

 

“Nikolay Maslenko

cephanesi bitince bir avuç kar attı

küfretti, bağırdı, alamadı hırsını

yapıştı elleriyle en yakın tankın zincirine

ve ezildi altında, ağır, çelik  paletlerin.

Fakat yapıştıkları yerde kaldı bileklerinden kopan parmakları

çünkü zincir onlara değil

onlar zincire gömüldü.

Nikolay Maslenko böyle öldü”

(Nazım Hikmet)

Bir avuç kar, savaşa devam etmenin ilanıdır aslında. Ve silahın olmadığı anda bedeniyle bir tankı durdurmak için gereken gücün kaynağı, savaşa devam etme kararlılığıdır.

Savaş silahla değil, yürekle yürüyor. Savaşçı, silahıyla değil, yüreğiyle güçlüdür bu yüzden. Yüreği güçsüz olanlar savaşamaz. Yüreğinde korkunun, kararsızlığın gölgesini barındıranlar da savaşamaz. Elinde en güçlü silah olsa da savaşamaz. O silahını kullanmak için cüret, feda ruhu, iddia, büyük bir sevgi lazım. Bunlar savaşçının gücünün kaynaklarıdır. Kaynağı yaratansa ideolojik sağlamlıktır. Sağlamlığı halka, yoldaşlara, vatana duyulan sevgi ve iktidar iddiası sağlar. Bizim gibi tutkuyla ve ne pahasına olursa olsun diyerek iktidar için savaşanların yüreği güçlüdür. Bu gücü kuşandığımız, silahla değil, asıl olarak bu güçle donandığımız zaman, Günay oluruz; silahımız tutukluk yapsa da bedenimiz ve bilincimizle direniriz düşmana. Hatice Aşık olur, merminin bittiği yerde taşla devam ederiz çatışmaya. Ve savaş türkümüz,  yayılmaya devam eder:

“Kollarımız kopsa bile

Yüreğimiz tetik çeker” diye.

Yüreğimizdeki güç; bizi zafere taşıyacak tek, sonsuz, en garantili silahtır. Gücümüzü büyütelim.

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.