Warning: file() [function.file]: Couldn't resolve host name in /home/yuruyus/public_html/yuruyus-info.org/wp-content/themes/trendwebportal/functions.php on line 217

Warning: file(http://xml.altinkaynak.com.tr/altinkaynak.xml) [function.file]: failed to open stream: operation failed in /home/yuruyus/public_html/yuruyus-info.org/wp-content/themes/trendwebportal/functions.php on line 217
Parti-Cephe Tarihi Yenilgileri Zafere Dönüştürmenin Tarihidir | Yürüyüş Dergisi
Örnek Resim

Anasayfa > GÜNDEM > Parti-Cephe Tarihi Yenilgileri Zafere Dönüştürmenin Tarihidir

Parti-Cephe Tarihi Yenilgileri Zafere Dönüştürmenin Tarihidir
Son Güncellenme : 04 Eyl 2016 21:41

PARTİ-CEPHE TARİHİ YENİLGİLERİ ZAFERE DÖNÜŞTÜRMENİN TARİHİDİR!

KIZILDERE’DEN 12 TEMMUZ’LARA, 12 TEMMUZLAR’DAN GÜNAY’A KADAR KATLİAMLARLA YARATILMAK İSTENEN  YENİLGİ VE MORALSİZLİĞİ; 16-17 NİSAN’DA DALGALAN BAYRAKLARLA YAPILAN SİLAHLI EYLEMLERE,  GÜNAYLARDA SİLAHLANAN HALKLA SÜREN 80 SAATLİK DİRENİŞE DÖNÜŞTÜRMÜŞTÜR.

“BİZE ÖLÜM YOK”

YENİLMEZLİĞİMİZİN “SIRRI”

TARİHSEL VE SİYASAL HAKLILIĞIMIZDA…

YENİLMEZLİĞİMİZİN “SIRRI”

BU GELENEĞİ YARATAN ŞEHİTLERİMİZDE VE TARİHİMİZDEDİR…

YENİLMEZLİĞİMİZİN “SIRRI” İDEOLOJİK VE SİYASİ GÜCÜMÜZDEDİR!

İŞTE BU RAHATLIK VE HUZURLA DEDİK VE TEKRAR EDİYORUZ Kİ;

12 TEMMUZ ŞEHİTLERİN VASİYETİ;

“YOLDAŞLAR BİZİ AŞIN”

HER CEPHELİ HAYKIRIYOR;

YOLDAŞLAR RAHAT UYUYUN!

HER CEPHELİ YÜREĞİNDE VE BEYNİNDE SİZİ KENDİSİNE KATIP, YARINA YÜRÜYOR!

BUGÜN DE ŞEHİRLERDE VE DAĞLARDA,

BUGÜN GAZİ MAHALLESİNDEKİ FAŞİZMİN GASPETMEYE ÇALIŞTIĞI MEVZİLERİMİZDE DE, SİZİN GÜCÜNÜZLE SAVAŞACAĞIZ!

HALKIN OLANI, HALKIN KENDİ TIRNAKLARIYLA YARATTIKLARINI FAŞİZMİN KİRLETMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ!

MEVZİLERİMİZİ YAŞAMLARIMIZ PAHASINA TERK ETMEYECEĞİZ!

KATİL, AHLAKSIZ, OBUR, HIRSIZ… DİNİ-İMANİ PARA OLAN… 9 AYLIK BEBEKLERİN IRZINA GEÇENLERİ KORUYAN, ORTAYA ÇIKARTAN… UYUŞTURUCU TACİRLERİNİN, ÇETECİLERİN BAŞ KORUYUCUSU, KOLLAYICISI AKP FAŞİZMİNE VE ONUN POLİSİNE YAŞAM HAKKI TANIMAYACAĞIZ!

BİZ VARSAK,

ONLAR YOK OLACAK!

12 Temmuz 1991 günü saat 19.30 sıralarında polis telsizlerinden İstanbul’daki tüm işkenceci katillere talimatlar yağıyordu. Polis şefleri, çevik kuvvetin, siyasi şube elemanlarının, çelik yelekli timlerin, panzerlerin, itfaiye araçlarının Dikilitaş, Balmumcu, Nişantaşı ve Yeni Levent’te mevzilenmesini, bu mahallelere tüm giriş ve çıkışların tutulmasını halkın sokaklara çıkmasının engellenmesini, evlerinde olanların pencerelere yaklaşmasına izin verilmemesini istiyordu.

Binlerce polis verilen emirle birlikte bu dört mahalleye aktı.

Çok geçmedi. Sokaklar silah ve bomba sesleriyle sarsıldı. Bu seslere eşlik eden sloganlar ve marşlarla direniyordu Devrimci Solcular. Niyazi Aydın, Cavit Özkaya, Hasan Eliuygun, Nazmi Türkcan, Zeynep Eda Berk Dikilitaş’ta bir büroda; İbrahim Erdoğan, Yücel Şimşek Balmumcu’da bir evde; İbrahim İlçi, Bilal Karakaya Nişantaşı’nda bir iş yerinde şehit düştüler. Onlar atılımın mimarları, önderleri, kadro ve savaşçılarıydı. Düşman yalvaran, teslim olan tek bir ses duyamadı onlardan.

“Tekniğin tüm olanaklarıyla donanmış binlerce polis, panzerler eşliğindeki çelik yelekli ölüm mangaları, her nasılsa sağ ve yaralı olarak kimseyi yakalayamıyor, herkesi ölü olarak ele geçiriyordu.

Bu bir katliamdı… 10 devrimcinin dört ayrı yerde, aynı saatlerde, aynı yöntemlerle bilinçli olarak katledilmesi eylemiydi.

Katliamın ardından polis telsizleri yeniden çalışmaya başladılar, ölüm mangalarına saldırı emri verenler artık onları kutlayabilirdi. Ve katiller “gözlerinden öpülerek” kutlandılar.

“Neden katledilmişlerdi?”, “Neden teslim olmamışlardı?..”

Bu sorular aynı günün gecesi saat: 01.30’da TV haber bülteninde katliama dair ilk açıklama yayınlandığında tüm Türkiye’de sorulur oldu.

İktidar, kendi yasalarını, hukuk kurallarını bir yana iterek bundan böyle adeta terörün tek geçerli “yasa” olacağını ilan etmişti. “Bizim düzenimize karşı çıkanlar her şeye katlanmaya hazır olmalıdır” mesajı veriliyordu. Emperyalizmle işbirliğine, kapitalist sömürüye, zulme ve yoksulluğa bayrak açanlar, adalet isteyenler, hak hukuk diyenler ve en önemlisi de, tüm dünyada “Sosyalizm öldü” çığlıklarının atıldığı bir dönemde hala halkların kurtulşundan söz edenler, sosyalizm için savaştığını söyleyenler, bundan böyle yeni katliamlara, işkencelere, zindanlara hazır olsun deniyordu.

“10 Yoldaşımızın İstanbul’da, iki yoldaşımızın Ankara’da katledilmesi, oligarşiye ve emperyalizme karşı sürdürdüğümüz 20 küsur yıllık savaşta, uğradığımız ilk katliam değildir. Biz Kızıldere’de, idam sehpalarında, işkencehanelerde, zindanlarda, sokaklarda evlerde, dağlarda defalarca öldük. Ve istisnasız her seferinde, tüm iletişim araçları kullanılarak “çökerttik”, “yok ettik”, “büyük darbe vurduk” propagandası yapılarak halk kitlelerinin güvensizliğe düşürülmesi, umutlarının tüketilmesi amaçlandı.

Ama başaramadılar!

Her darbe sonrası mücadele eskiyi aşarak ilerledi.

Zulme ve işkencelere direnen, cinayet ve katliamlara göğüs geren devrimcilerin “Bağımsız Türkiye”, “Kahrolsun Faşizm”, “Yaşasın Sosyalizm”, “Yaşasın Devrimci Sol” şiarları yayılmaya devam etti. Bu şiarlar egemenleri vuran bir kurşun oldu, katledilen devrimcilerin yerleri misliyle dolduruldu.”

(Devrimci Sol Haber Bülteni’nin 22 Temmuz 1991 tarihli, 29. sayı)

 

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.