Warning: file() [function.file]: Couldn't resolve host name in /home/yuruyus/public_html/yuruyus-info.org/wp-content/themes/trendwebportal/functions.php on line 217

Warning: file(http://xml.altinkaynak.com.tr/altinkaynak.xml) [function.file]: failed to open stream: operation failed in /home/yuruyus/public_html/yuruyus-info.org/wp-content/themes/trendwebportal/functions.php on line 217
Tarihten Günümüze Kelt’lerden Cephelilere… | Yürüyüş Dergisi
Örnek Resim

Anasayfa > GÜNDEM > Tarihten Günümüze Kelt’lerden Cephelilere…

Tarihten Günümüze Kelt’lerden Cephelilere…
Son Güncellenme : 11 Eyl 2016 15:57

TARİHTEN GÜNÜMÜZE

KELT’LERDEN CEPHELİLERE:  “BİZİM DE GÜNÜMÜZ GELECEK!”

İrlanda ihtilalinin lideri Thomas Clarke, illegalite gereği çalıştığı tütüncü dükkânını bir ihtilal karargahına çevirerek, Adadaki İngiliz egemenliğini kırmak için askeri politik bir strateji oluşturmaktaydı.

Stratejisi, Keltler’in yüreklerinde yüzyıllardan beri sakladıkları kinden güç almaktaydı. Keltler, 1916 Paskalyası’nda ayaklandı.

Dublin ayaklanmanın merkeziydi. Ayaklanan Keltler 24 Nisan’da İrlanda Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ilan ettiler. Yetersiz örgütlenme, kitle desteğinden yoksunluk ve yaşanan ihanetler sonucu yenildiler.

Ayaklanmanın komutanlığını yapan Connoly, bunu başından beri bilmekte, ama yine de isyan etmenin, boyun eğmemenin gücüne inanmaktaydı.

Öğrencisi W. O’Brein’in ayaklanma anında “Sonumuz ne olacak” sorusuna Connoly’nin verdiği cevap sarsıcıydı: “Yavaşça katledilmeye gidiyoruz”. O Brein’in “Peki hiç başarma şansımız yok mu?” diye devam eden sorusuna, yine aynı netlikte yanıt gelmişti: “Kesinlikle yok”.

Çünkü Connoly ve Clarke ayaklanmanın gücüne inanıyordu. Önemli olan sonunda yenilgi de olsa zalimlere karşı direnmekti.

Dublin günlerce İngiliz donanması tarafından bombalandı. Göğüs göğüse yürütülen sokak savaşları sonucunda direnişçilerin büyük bir kısmı katledildi. Çok az sayıda direnişçi de tutsak düştü. Yakalananlar arasında Connoly de bulunmaktaydı ve ağır yaralıydı. Hızla yargılandı ve ölüme mahkum edildi. Ayakta duramayan Connoly, sandalyeye bağlanarak vahşice kurşuna dizildi. Ölümü büyük bir metanetle karşılayan asilerin komutanının son sözleri “Yaşasın İrlanda Cumhuriyeti’ydi. İngilizler ayaklanmayı bastırdıklarını zannettiler ama bir kez tohum filizlenmişti.

Keltler için toprak direnişteyse “kudretli” ve “doğurgan” olurdu ve Antios mitosunda olduğu gibi Keltler toprağın oğluydular ve güçlerini doğdukları topraklara basarak alıyorlardı.

1981 yılında bu sefer isyanı ateşleyen ve bu ateşi çıplak bedeniyle alevlendiren bir IRA üyesi vardı: Uzun saçları ve yüzünden eksik olmayan gülümsemesiyle o tam bir IRA’lı ve tam bir İrlandalı’ydı.

Halkının geleneksel direniş biçimini kendine rehber edinen Boby Sands; Tom Clarke ve Connoly gibi İrlanda Cumhuriyeti için savaştı.

1975 yılında, tutuklanan Sands, Belfast yakınlarında İngiliz toplama kamplarının işkence  merkezi olan Long Kesh’in H bloğunda 4,5 yıldan beri tutuluyordu. Ve İngiliz hükümetinin iradesizleştirme, ruhsal, fiziksel ve duygusal rehabilitasyon politikalarına karşı direnmekteydi.

1976 yılında tek tip elbise giyme dayatmasına karşı, yoldaşlarıyla birlikte direniş başlattı. Boby Sands, çırılçıplak, bir battaniye örtünerek, elbisesizliğin elbisesini giydi. Battaniye protestosu olarak adlandırılan bu eylem, 1978’de “yıkanmama” protestosuyla daha da radikalleştirildi. Düşman ne diyorsa tersini düşün, ne yapıyorsa tersini yap bakış açısıyla direnen IRA’lılar, zorla “dezenfekte” edilmeye karşı direndiler. Eylem, kirli kalmaktı.

İradeyi çökertme operasyonları IRA’lılara ve diğer Cumhuriyetçi tutsaklara sökmedi. 1981 yılında emperyalistlerin  “Demir Lady” dedikleri  (İngiltere Başbakanı Margaret Theacher’ın) İrlanda Ulusal Hareketini bertaraf etmek yönünde sistemli kontrgerilla metotlarına başvurması ve hapishaneleri bir “terör yuvası” olarak hedef göstermesi, Boby Sands ve arkadaşları için baskıların arttığı bir sürecin başlangıcı oldu.

İngiliz hükümetinin, Cumhuriyetçi tutsakların siyasi kimliklerini reddeden ve onları adli hükümlü statüsüne indiren politikaları yürürlüğe koyması, H Blok’ta direnişin patlamasıyla karşılık buldu.

Boby Sands halkının yüzyıllardan beri başvurduğu açlık grevi direnişini, kendine silah edindi ve özgürlük için vücudunu ölüme yatırdı.

Bu, ölüme karşı yaşamın bir meydan okumasıydı. Dakika dakika, saat saat, gün ve gün ölüm; yaşam karşısında yenildi, irade ve inanç her an sırat köprüsünde sınandı. Beden ruhla, umut acıyla beslendi.

Keltler dayanışmalarının bir simgesi olarak onu milletvekili seçtiler.

Artık “terörist” Sands, milletvekili Sands’di. Ama aynı zamanda bir feda eylemcisiydi. İpi ilk göğüsleyen yine o oldu. Sands, açlık grevinin 66. günü (5 Mayıs 1981’de) şehit düştü. 9 savaşçı arkadaşı da onu izledi. Francis Hughes (12 Mayıs 1981), Raymond McCreesh ve Patsy O’hara (21 Mayıs 1981), Joe McDonnell (8 Temmuz 1981), Martin Hurson (13 Temmuz 1981), Kevin Lynch (l Ağustos 1981), Kieran Doherty (3 Ağustos 1981), Thomas McElwee (8 Ağustos 1981), Michael Devine (20 Ağustos 1981). Hepsinin son sözleri aynıydı:

“Tiocfaidh ar Ca”: “BİZİM DE GÜNÜMÜZ GELECEK!”

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.